İSLAHİYE ANNELERİ

Yayınlama: 10.06.2026
A+
A-

Çok eskilerde kalan kadim zamanların gerisinde saklıdır bizim hikâyelerimiz. Yaşamlarımız, siyah ve beyazın rengârenk pırıltısı gibiydi âdeta. Farklı hayatların kahramanı olan görkemli hikâyesidir annelerimiz…

Hani diyorum, bir sabah kalksam yine, annemin mis kokulu tarhana çorbasını içime çekerek uyansam! Zühre Gelinbacım’ın bahçesinden güllerini gizli gizli koparsam! Pornikli Selver Teyzem’le, Zühre Keleşibüyük Teyze’m kol kola gelip, kapının önünde “Nörüyon Meryem Hatun?” deseler!

Sokağa çıksam, süt annelerim Sıdıka Teyzem’le, Nimet Teyze’mi, komşusu Aydınlı Ayşe Teyze’yle, Karacaörenli Fatma Teyze’mle sohbetine tanık olsam! Az ileride Şaşmaz Dayım’ın bahçesinde keçileri sağan, Fate Ana’ya yardım eden Emik Ana’mın çalı süpürgesiyle kocaman avluyu süpürdüğünü görsem! Hemen az ilerisinde Antepli Ali’nin biricik aşkı Feride Teyze’min balkondan attığı gülücüklerine el sallasam diyorum…

Evet dostlar, bizim annelerimizin hikâyeleri o kadar güzel, o kadar şirindi ki âdeta doyumsuz güzellikteki bir tablonun şaheserleri gibiydi. Ama ne yazık ki, kimi zamanlı kimi zamansız el ele verip göçüp gittiler dönmeksizin! Şimdi masumiyet müzesinin en değerli eserler bölümünde bize gülümsüyorlardır belki de.

Bizim annelerimizin ömrü; yollarda, dağlarda, ovalarda, köy evlerinde, bağlarda, bahçelerde, çoban sofralarında, toprak damlı karanlık odalarda geçti gitti. Onlar; ateş gibi yakan güneşin altında, eşleriyle harmanda ekin biçerken doğuran mübarek kadınlardı! Onlar; yokluğun ve yoksulluğun sofrasında, çocuklarını leğenlerde, çamaşırını ve bulaşığını elleriyle yıkayan, gönlü zengin sabır abidesi kadınlardı! Onlar; okuryazar olmayan ama insan okurlardı! Onlar hayatın bütün kıvrımlarına, derinliklerine, acılarına dokunan, beşer-altışar çocuklarına sımsıkı sarılan, âdeta kanatsız meleklerimizdi…

Bugün aramızda olmayan bu kutsal varlıklarımız, avazımız çıktığı kadar sessiz çığlıklarımızı ve akıttığımız gözyaşlarımızı bir yerlerden izliyorlardır belki de, kim bilir! Biz onlar gibi kocaman yürekli olamadık. Çünkü çocukluğumuzdaki masumiyetimizle bugünlere gelemedik sanki. Günahlarımızı biriktire biriktire geldik gibi geliyor bana. Hırslarımızı büyüttük ama ruhlarımızı aynı oranda büyütemedik sanki. Artık birbirinin sorununu dertlenmeyen, acısını paylaşmayan, sevgisini gösteremeyen insanlar olduk.

Değerli arkadaşlar; bizleri insan yapan değerlerin tohumlarını atan annelerimiz ne hoş ve ne güzel cahillerdi demek geliyor içimden.
Gerçekten ne güzel cahildi bizim annelerimiz(!)

error: Guncelhaber27.com Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!