Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Mevsim: Yaz,
Kosova
Yıllar önceydi…Sakarya Üniversitesi’nin resmi heyetiyle Kosova’ya bir ziyaret yaptık.
Başkent Priştine’de temaslarda bulunduk. Priştine Üniversitesi Rektörü’nü, Türk Dili Bölümü Başkanı Prof. Dr. İrfan Morina ve Kosova Eğitim Bakanı’nı ziyaret ettik. O yıl orada, TİKA’nın görevlendirdiği Sakarya Üniversitesi Türk Dili Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Cevdet Şanlı, resmi temaslarımızı koordine etti. Kosova Radyo Televizyonu (RTK)’da 1 saat süren bir TV programına katıldık, çekim yapıldı.
Resmi temasların bitmesini müteakip bize bir minibüs tahsis edildi. “Balkanların Kültür Başkenti” Prizren’i ziyaret dolaştık. O, şanlı Osmanlı diyarında, Evlad-ı Fatihan yurdunda pek çoğu ile halen ilişkilerimiz ve haberleşmemiz devam eden güzel insanlar tanıdık. Güzel ve kalıcı dostluklar tesis ettik.
Programa göre temin edilen minibüsle buradan Makedonya’ya geçecek, Üsküp, Manastır, Ohri, Struga, Debre ve diğer şehirleri gezecek, oralardaki Osmanlı’nın mirası yerleri görüp Priştine’ye geri dönecek ve buradan uçakla ülkemize dönecektik.
Program gereği tahsis edilen minibüsle Kosova-Makedonya sınırını teşkil eden Şar Dağları’nda ormanlık bir yerde, bir dere kenarında mola verdik. Hava pırıl pırıl ve tabiat muhteşemdi.
Evlad-ı Fatihan diyarını görmek ve buraların havasını teneffüs etmekten büyük mutluluk duymuş, Cennet Mekân Sultan Murat Han ve orada şehit düşen ecdadımıza dua etmek niyetiyle, bu derede abdest alıp bir ‘şükür namazı’ kılmak istedim.
Bizim minibüsü kullanan Kosovalı Türk’e sordum:
— Sevgili Kaptan, kıble ne taraf?
İlginç bir cevap verdi:
— Hocam, ben şoförüm, bilmem!
Hey Büyük Allah’ım, Hey!
Ne de olsa bazı insanların ‘Kıbleyi bilmesi’ (!) gerekmiyor!