Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
2002 yılı…
Deprem psikolojsini atmak için her fırsatta bir yerlere gidiyoruz. O yıl birkaç arkadaşımla doğu Anadolu seyahatine çıktık. Adapazarı-Trabzon- Antvin – Karş ve Iğdır ziyaretlerini tamamlayarak Bingöl’e geldik. Vakit akşam… Hava iyice karardı. Öğretmenevine gittik. Öğretmenevi Müdürü’ne kendimizi tanıtıp burada bir gece kalmak istediğimizi söyledik.
Müdür:
— Hocam, Milli Eğitim’de yeni tayinler var. Dışarıdan ilk defa gelen bu öğretmelerimize bile yer bulamıyoruz. Şu salona bakıp kalabalık durumunu görünüz, dedi.
Müdür Bey gerçekten haklı idi. Bu saatten sonra Bingöl dışına çıkıp bir başka yerleşim yerine gitme ihtimal ve imkânımız da yoktu. Kendisine bize tavsiye edebileceği bir yer olup olmadığını sorduk.
— Hocam, bir kamu kuruluşunun filan yerde bir misafirhanesi var… Orası pek bilinen bir yer de değil… Görevlisi şu anda evindedir. Ben size cep telefonunun numarasını vereyim ama numarayı benden aldığınızı söylemeyin. Kendisini arayıp ricada bulunun. Sanırım yardımcı olur. Dedi.
Öğretmenevinden çıkıp verilen numarayı aradık.
— Filan Bey… Bir dostunuz sizin telefon numaranızı verdi ve bize kalacak yeri “ancak ve ancak” sizin temin edebileceğinizi söyledi. Kusura bakmayın, başka imkân bulamadık. Lütfen bize yardımcı olur musunuz? Dedim.
Aradığım kişi, biraz tereddüt geçirdikten sonra, bulunduğumuz yeri sordu, öğrendikten sonra da:
— Bekleyin geliyorum, dedi.
Biraz sonra geldi. Anladığım kadarıyla kendisine yönelttiğim “Ancak ve ancak” lafı hoşuna gitmiş… Misafirhane görevlisi kendisini takip etmemizi isteyerek bizi Misafirhaneye götürdü. Misafirhane 2 katlı bir yer… Bir katta sadece 1 kişinin kaldığını gördüm. İki odada ikişer kişi kaldık.
Görevli gitmeden önce ona:
—Yardımınız için çok teşekkür ederiz. Gerçekten makbule geçti. Yarın biz erken saate kalkarız. Misafirhane ücretini şimdi ödeyelim de sabah sizi rahatsız etmeyelim. Biz kapıyı çeker gideriz. Dedik.
Söylenilen ödemeyi yaptık. Bahşişi de bıraktık ama görevli parayı aldığına dair bizim yanımızda hiçbir belge düzenlemedi. Bizim orada kaldığımızı gören biri de yoktu!