İslahiye semalarında dikkat çekici bir olay yaşandı. 25 Mart 2026 gecesi, saat 22.16 sularında bir uçak, Ağabey Mahallesi üzerinde rotasını değiştirerek yerleşim alanlarının üzerinde bir iz bıraktı. O an gökyüzünde dolunayın bulunması, yaşananların çıplak gözle net bir şekilde görülmesine imkan tanıdı. Olayı fark eder etmez fotoğrafını çekmeyi başardım.
Uçağın tam yerleşim yerlerinin üzerinde keskin bir manevra yapması, bilinen uçuş rotalarına göre alışılmış bir durum değildi. Daha da dikkat çekici olan ise, bu manevranın ardından gökyüzünde belirgin bir izin kalmasıydı. Bu durum, son yıllarda sıkça tartışılan “Chemtrails” yani gökyüzü ilaçlama iddialarını aklıma getirdi. “Acaba gerçekten belirli aralıklarla gökyüzünden ilaçlanıyor muyuz?” diye uzunca düşündüm. Çünkü bu konuyla ilgili internette çok fazla iddia ve delil vardı.

Şahit olduğum bu olayın ardından bölgede günlerce süren yağışların başlaması, bu konuyu benim için daha da dikkat çekici hale getirdi. Küreselcilerin iklim üzerinde müdahalelerde bulunduğu söylemi, bu gözlemle birlikte benim için daha inandırıcı bir zemine oturdu.
Üstelik bu konu son günlerde medyada daha sık dile getiriliyordu. Çünkü yıllardır kuraklıkla mücadele eden Türkiye’de, özellikle İsrail-İran geriliminin arttığı bu süreçte haftalarca süren yoğun yağışların görülmesi, iklim modifikasyonu ile ilişkilendiriliyordu. Bu görüşe göre; İran, İsrail ve körfez ülkelerine yoğun füze ve drone saldırıları yaptığı için bölgedeki yağmur bulutları başka bölgelere kaydırılıyordu. Böylece hava savunmayı kolaylaştırmak için gökyüzü bulutsuz hale getiriliyordu.
Gökyüzünde görülen izler genellikle uçakların bıraktığı yoğuşma izleri olarak açıklanırken, bu uçağın neden yerleşim yerlerinin üstünde ani manevra yaptığının ve bu sırada neden ardında bıraktığı izlerin daha da yoğunlaştığının ve bu izlerin uzun süre havada nasıl kaldığının bilirkişiler tarafından detaylıca incelenip açıklanması şart oldu. Yoksa “Chemtrails” bir komplo teorisi değil gibi görünüyor.