Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
1-Trump’ın Ankara’dayken ateşkesi bozduğunu açıklayıp, İran’a saldırı başlatması.
2- Fransa’nın, Suriye ile yaptığı özel anlaşmalar.
3- Türkiye’ye kesilen 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza.
ABD ve müttefikleri tarafından Türkiye’ye verilen üç diplomatik mesaj, önümüzdeki dönemin ne kadar sıcak geçeceğinin habercisi niteliğinde.
1- Bunlardan ilki ve şüphesiz en dikkat çekici olanı, Trump’ın Ankara’dayken İran ile ateşkesi sona erdirdiğini ilan ederek, İran’a yönelik yeni bir askerî harekâtı başlatması oldu.
Bu durum, hafızaları tazeleyerek Türk siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından birini akıllara getirdi. 1974 yılının yine bir temmuz ayında Başbakan Bülent Ecevit de Kıbrıs Barış Harekâtı kararını, Londra’daki üçlü garantörlük görüşmelerinin hemen ardından, diplomatik temaslarda bulunduğu İngiltere’de basına ve tüm dünyaya duyurmuştu. Bu harekat emrinin ansızın, görüşmeler sırasında verilmesi Amerika ve batı bloğu tarafından uzun yıllar kabullenilememişti. Kıbrıs Barış Harekâtı o gün de olduğu gibi, hâlâ Amerikan Devleti’nin içinde büyük bir yara olarak kalmış olmalı ki benzerini ülkemizde yaparak diplomatik bir intikam almaya çalışıyor.
2- İkinci mesaj ise Suriye sahasındaki güç dengesiyle ilgiliydi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, NATO Zirvesi öncesinde Suriye konusunda Fransa’nın bölgedeki etkisini artırmayı hedefleyen diplomatik ve ekonomik girişimlerde bulundu. Suriye’nin yeniden inşası, enerji yatırımları ve güvenlik alanlarında Fransa’nın etkin rol üstlenmesini amaçlayan anlaşmalar ve mutabakatlar yapıldı. Suriye Devlet Başkanı Şara, Fransa’nın ülkesinin “birinci ortağı” olmasını arzu ettiğini dile getirdi.
Yıllardır Suriye savaşının ve milyonlarca mültecinin yükünü Türkiye’nin taşımasına rağmen bu ayrıcalıkların Fransa’ya verilmesi Türk halkı tarafından tepkiyle karşılandı.
3- Son ve en somut gelişme ise yine zirvenin hemen ardından Fransa’nın başkenti Paris’ten geldi. Türkiye milyarlarca dolarlık tazminata mahkum edildi. Paris Temyiz Mahkemesi, Türkiye’nin Irak ile uzun süredir devam eden petrol tahkim davasındaki itirazını reddederek Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin (ICC) kararını onadı. Karara göre Türkiye, Irak Merkezi Hükûmeti’nin onayı olmadan Kerkük-Ceyhan Boru Hattı üzerinden petrol taşındığı gerekçesiyle yaklaşık 1 milyar 471 milyon dolar tazminat ödemekle yükümlü tutuldu. Faizler ve yargılama giderleri de eklendiğinde toplam maliyetin 3 milyar doları aşabileceği değerlendiriliyor.
NATO Zirvesi’nin hemen ardından kesinleşen bu yüksek tutarlı karar, bazı yorumcular tarafından Batı’nın Ankara üzerinde yalnızca askerî ve diplomatik değil, hukuki ve ekonomik araçlarla da baskı kurmaya çalıştığının bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Kısacası küresel güçler; askerî operasyonlar, bölgesel anlaşmalar ve milyarlarca dolarlık mahkeme kararları üzerinden Türkiye’nin önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalacağı yeni jeopolitik dengeleri şekillendirmeye çalışıyor.