Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Antep fıstığı denildiğinde akla ilk gelen yer şüphesiz Gaziantep’tir. Hatta öyle ki, Antep fıstığı ile Gaziantep’in adı adeta birbirine mühürlenmiştir.
Peki size, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde, Amanos Dağları’nın eteklerinde de Antep fıstığı yetiştirildiğini söylesem?
Üstelik öyle birkaç ağaçtan bahsetmiyoruz.
İslahiye’de binlerce dönümlük alanda, yüzlerce üreticinin emeğiyle yetiştirilen, özellikle baklava sektöründe aranan boz Antep fıstığından söz ediyoruz.
Bugünlerde Amanos Dağları’nın eteklerinde farklı bir hareketlilik yaşanıyor.
Günün ilk ışıklarıyla birlikte üreticiler ve işçiler, sarp yamaçlardaki bahçelerin yolunu tutuyor. Kayabaşı, Hasanlök, Boğaziçi ve Yeşilyurt mahallelerinde fıstık hasadı başladı.
Toplam 2 bin 245 dekarlık alanda gerçekleştirilen hasat, İslahiye’nin tarımsal zenginliğinin aslında ne kadar büyük olduğunun da önemli bir göstergesi.
Hasanlök Mahallesi’nde yaklaşık 35 bin Antep fıstığı ağacı bulunuyor.
Daha da ilginç olanı ise bu ağaçların önemli bölümünün doğal olarak yetişen menengiç ağaçlarının aşılanmasıyla üretime kazandırılmış olması.
Yani Amanosların sarp yamaçlarında, başka ürünlerin yetişmesinin zor olduğu alanlar, üreticilerin emeği ve yılların tecrübesiyle ekonomik değere dönüştürülüyor.
Boz fıstığın ayrı bir yeri var
İslahiye’de yetiştirilen Antep fıstığının en dikkat çekici özelliklerinden biri ise boz fıstık olması.
Boz fıstık, özellikle baklava ve kaliteli tatlılarda kullanılan, aroması ve lezzetiyle öne çıkan değerli bir ürün.
Amanos Dağları’nın eteklerinde yapılan bu üretimin arkasında büyük bir emek var.
Dik yamaçlar…
Zorlu arazi şartları…
Gün doğmadan başlayan mesai…
Ve bütün bunlara rağmen toprağı terk etmeyen üreticiler…
İşte İslahiye fıstığının hikayesi biraz da böyle.
“İslahiye de söz sahibi”
İslahiye Ziraat Odası Başkanı Osman Erdoğan’ın bir sözü dikkat çekici:
“Antep fıstığında İslahiye de söz sahibi.”
Bence bu cümle, yıllardır üzerinde daha fazla durulması gereken bir gerçeği anlatıyor.
Antep fıstığını sadece Gaziantep merkez, Oğuzeli ve Nizip ile Şanlıurfa üzerinden konuşmak eksik kalıyor.
Amanos Dağları’nın 700-800 metre rakımlı eteklerinde de bu değerli ürün yetişiyor.
Hem de kendine özgü aroması ve kalitesiyle…
Belki de İslahiye’nin en büyük eksiklerinden biri, sahip olduğu bu değeri yeterince anlatamamış olması.
Çünkü bir şehrin veya ilçenin ekonomik gücü yalnızca fabrikalarıyla ölçülmez.
Toprağında ne yetişiyor?
Üreticisi ne üretiyor?
Bu ürünün marka değeri ne?
İşlenip katma değere dönüştürülebiliyor mu?
İşte bunlar da en az sanayi kadar önemli.
35-40 bin menengiç ağacı ekonomiye kazandırılabilir
İslahiye Kaymakamı Emre Oğuztürk’ün verdiği bilgi ise geleceğe ilişkin önemli bir fırsata işaret ediyor.
Bölgede 35 ila 40 bin civarında doğal olarak yetişen menengiç ağacı bulunuyor.
Bu ağaçların hazırlanacak projelerle Antep fıstığı üretimine kazandırılması, İslahiye tarımı açısından ciddi bir potansiyel taşıyor.
Bir düşünün…
Bugün doğal olarak yetişen ve belki de ekonomik değerinin tamamından yararlanılamayan binlerce menengiç ağacı, doğru projeler ve teknik çalışmalarla üretimin bir parçası haline getirilebilir.
Bu sadece çiftçinin gelirini artırmaz.
İlçenin tarımsal üretim kapasitesini büyütür.
İstihdam oluşturur.
İşleme ve paketleme sektörlerini beraberinde getirir.
Markalaşmayı sağlar.
Ve belki de yıllar sonra “İslahiye boz fıstığı” başlı başına bir marka haline gelir.
İslahiye’nin yeni bir hikayesi olabilir
İslahiye denildiğinde aklımıza üzüm, biber, zeytin ve birçok tarımsal ürün geliyor.
Ama artık bu listeye boz Antep fıstığını da daha güçlü şekilde eklemek gerekiyor.
Çünkü ortada 2 bin 245 dekarlık bir üretim alanı var.
35 bin civarında fıstık ağacının bulunduğu bir mahalle var.
Amanos Dağları’nın kendine özgü iklimi ve coğrafyası var.
Ve en önemlisi, bu potansiyeli yıllardır yaşatan üreticiler var.
Bence bundan sonraki mesele, “İslahiye’de de Antep fıstığı yetişiyor” demekten çıkıp, “İslahiye boz fıstığı”nı nasıl bir marka haline getiririz? sorusunu sormaktır.
Coğrafyanın sunduğu avantaj, üreticinin tecrübesi, yerel yönetimlerin desteği ve doğru tarım politikaları bir araya getirilebilirse İslahiye’nin önünde önemli bir fırsat var.
Belki de yıllar sonra Gaziantep denildiğinde sadece “Antep fıstığının memleketi” değil, Amanosların eteklerinde yetişen kendine özgü boz fıstığıyla İslahiye de akla gelecek.
O yüzden bir kez daha soralım:
Antep fıstığının İslahiye’de de yetiştirildiğini biliyor musunuz?
Bilmiyorsanız artık biliyorsunuz.
Ve belki de bundan sonra baklava yerken, içindeki o eşsiz yeşil rengin ve aromanın sadece Gaziantep ovasından değil, Amanos Dağları’nın sarp yamaçlarından da gelebileceğini hatırlarsınız.