Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yapay Zekâ Çağında “Akıl ve Kalp” Reçetesi
Yapay zekâ ödevlerimizi yazabiliyor, denklemleri çözebiliyor. Peki, bilginin bu kadar ucuzladığı bir çağda insan zihnini ve kalbini nasıl koruyacağız?
Birkaç gün önce Güncel Haber 27 editörü dostum Kadir Bey’in çağrısından yola çıkarak eğitimdeki temel krizimize ve sivil seferberlik ihtiyacına değinmiştik. Bugün ise bu seferberliğin içeriğini, yani çağımızın en büyük gerçekliği olan dijitalleşme karşısındaki duruşumuzu konuşmamız gerekiyor.
Bugün yapay zekânın, algoritmaların (adım adım talimatlar dizisi) ve sosyal medyanın kuşattığı bir dünyada yaşıyoruz. Bilgi artık okulların monopolünde değil yani bilgiyi artık sadece okullar sunmamakta. Yapay zekâ, öğrencimizin ödevini saniyeler içinde yazabiliyor, karmaşık denklemleri çözebiliyor.
Peki, bu durum karşısında eğitimin yeni rolü ne olmalıdır?
“Hesaplayan Akıl” değil, “Hisseden Kalp”
İşte tam bu noktada sivil eğitim seferberliğinin sunacağı *akıl ve kalp reçetesi* devreye giriyor. Yeni nesil bir eğitim yaklaşımı, teknolojiyi reddetmeden ama teknolojinin kölesi de olmadan bir yol çizmelidir. Yapay zekâyı “hesaplayan akıl” olarak konumlandırırken; insanı “anlayan, hisseden, sorgulayan ve sorumluluk alan bir kalp” olarak yetiştirmek mecburiyetindeyiz.
Bu reçetenin üç temel sacayağı vardır:
Yarın, bu eğitimin dört duvar arasından çıkıp hayatın tamamına nasıl yayılacağını ve “temsil gücünü” konuşarak serimizi tamamlayacağız…