Zamanın Ötesine Uzanan Topraklar: İslahiye

Yayınlama: 24.05.2026
A+
A-

Gaziantep’in yanı başında, Amanos Dağları’nın o vakur gölgesine sığınmış İslahiye’ye yolunuz düştüğünde, sadece bir coğrafyaya değil, aslında devlet hafızasının en canlı sayfalarından birine adım atarsınız.

Çoğu kent zamanla, kendiliğinden büyüyüp serpilir ama İslahiye’nin hikayesi çok başkadır; o, adından tutun da sokaklarındaki nizamına kadar adeta planlı bir yeniden doğuşun meyvesidir.

Takvimler 1865 yılını gösterdiğinde, Osmanlı’nın bölgedeki asayişi sağlamak ve göçebe aşiretleri toprağın o sıcak, üretken bereketine ortak etmek için kurduğu “Fırka-i İslahiye” ordusu, Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasında o dönem Kozludere denilen bu topraklara ayak basar.

İşte o ıslahat, yani memleketi düzene sokma ve iyileştirme iradesi bu topraklara öyle köklü bir can suyu verir ki, kurulan askeri ve idari merkeze ordunun adı miras kalır ve kentimiz 1866’da resmen bir kaza olarak tarih sahnesine çıkar.

Önce Maraş’ın kanatları altında büyüyen, Cumhuriyet’le birlikte 1933 yılında Gaziantep’imizin ayrılmaz bir parçası olan İslahiye, bugün arkasına dönüp baktığında çadırdan yerleşik hayata geçişin, kökleşmenin ve sınır boyunda nöbet tutan o mert ruhun asil hikayesini fısıldar.

 

error: Guncelhaber27.com Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!