YAVUZ HIRSIZ MİSALİ…

Yayınlama: 30.08.2026
Düzenleme: 30.08.2026 14:28
A+
A-

Son zamanlarda sosyal medyada, bazı kimselerin, bilhassa dinî cemaatler ve insanlar üzerinden sürekli suçlayıcı, itham edici ve gündemi karıştırıcı bir üslup kullandıkları görülüyor. Elbette geçmişte yapılan yanlışlar konuşulabilir; hatta hakikat namına konuşulması da gerekir. Fakat hakikati aramakla, hakikatin etrafında gürültü koparmak aynı şey değildir. Özellikle FETÖ üzerinden geniş kitleleri töhmet altında bırakan bir söylem dikkat çekiyor. Elbette FETÖ meselesi konuşuldu konuşuluyor konuşulmalıdır da. Yapılan yanlışlar, mağduriyetler ve varsa sorumluluklar ortaya konulmalıdır.

Fakat bir yanlışın varlığı, her benzer yapıyı aynı kefeye koymaz. Hele hele kendisini “eğitimci-yazar” olarak tanıtan S.Ç. isimli şahsın, sürekli aynı çevrelere dönük itham ve suçlamalarla gündem oluşturması insanı ister istemez Anadolu’nun meşhur bir hikâyesini hatırlamaya sevk ediyor.

Anadolu’da eskiler şöyle anlatır: Bir köyde gece hırsızlık olur. Hırsız yakalanacağından korkunca ortalığı ayağa kaldırır: “Hırsız var! Yakalayın! Evleri arayın!” diye en önde bağırıp çağırmaya başlar. Herkes hırsızı ararken o da kalabalığın içine karışır. Öyle bir gürültü çıkarır ki kimse dönüp de “Acaba bu kadar bağıran kim?” diye düşünmez. Anadolu insanı bu hâli tek cümleyle özetler: “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.”

Buradan kimse hakkında “hırsızdır” hükmü çıkarılmaz elbette. Hikâyenin maksadı başka: Kendi kusurunun görülmesini istemeyen, başkasının kusurunu büyütür. Kendisine yönelen sorulara cevap vermek yerine başkalarını sorgulamaya başlar. Kendi hesabını kapatmak için başkalarının defterlerini açar. Kendisine çevrilen nazarları başka taraflara döndürmek için durmadan konuşur, bağırır, suçlar ve gündem üretir. Kendi iddiasını delille ortaya koymak yerine sürekli başkalarını itham etmek; kendi fikrini savunmak yerine başkalarının kusurlarını saymak; her tartışmada aynı kişileri ve yapıları hedef göstermek, tek başına haklılığın delili değildir elbette.

Çünkü çok bağırmak, çok haklı olmak demek de değildir.

Bir insanın eğitimci veya yazar olması da söylediği her sözün doğru olduğu anlamına gelmez. Bilakis eğitimci ve yazar olmanın mesuliyeti daha büyüktür. Çünkü eğitimci; insanları birbirine düşürmekten ziyade düşünmeyi öğretmeli, yazar; ithamdan ziyade delil ortaya koymalı, hakikat arayan ise; kişilere değil ölçülere bağlı kalmalıdır.

Bir yapının içerisinde hata yapanların bulunması, o yapının bütün mensuplarının suçlu olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde bir cemaatin bazı mensuplarının yanlışları da bütün dinî hizmetleri mahkûm etmenin gerekçesi olamaz. Adalet, toptancı hüküm vermemeyi gerektirir. Meselelere hissiyatla değil, muhakeme ile bakmak gerekir. Çünkü hakikat; bağıranın değil delil getirenin, itham edenin değil ispat edenindir, gürültü çıkaranın değil hakkaniyetle konuşanın tarafındadır. İnsanın başkasının kusurunu göstermek için parmağını uzatması kolaydır. Asıl maharet, o parmağı gerektiğinde kendisine de çevirebilmektir. Ve belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey budur: Başkalarını yargılamadan  önce kendimizi hesaba çekebilmektir.

Bazen insanın dikkat etmesi gereken asıl nokta şudur: Kim ne söylüyor? kadar, niçin şimdi bunu söylüyor ve bu söylem kimin işine yarıyor? Sorusudur.

Çünkü bazıları kendisine yönelen okları dağıtmak için sağa sola ok atar. Ortalığı karıştırır, insanları birbirine düşürür ve meydana getirdiği gürültünün içinde kendisini görünmez kılmaya çalışır. Ama hakikatin güzel bir tarafı vardır: Üzerini ne kadar gürültüyle örterseniz örtün, hakikat er veya geç kendisine bir yol bulur ortaya çıkar. Çünkü hakikatin üzeri bağırmalarla, ithamlarla ve sosyal medya gürültüsüyle örtülemez. Gürültü diner ama hakikat kalır.

Ve ortalığı en fazla karıştıran kişinin söylediklerinden önce, neden bu kadar çok bağırdığına bakmak gerekmez mi?

Hatta bazen ortalığı en fazla karıştıran kişi, gerçekten aranması gereken kişi olabilir. Kim bilir?

Hükmü ise gürültüye değil, vicdanlara, insafa ve hakikati gerçekten arayan okuyucuların muhakemesine bırakıyorum.

error: Guncelhaber27.com Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!