Kültür Sanat Eleştirmeni Ali Şimşek yazdı.
Şimşek’in memleket kokan yazısı:
Çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği İslahiye’de yürüyorum. Hemen her köşe bir anı taşıyor insanın burnuna. Deprem çok şeyi değiştirmiş, boş arsalar, yükselen yeni binalar. En hüzünlüsü ise içinde onlarca hikâye ve acı barındıran boş araziler… Bir zamanlar yaşanan evlerdi…
Camlı Kahve’nin hemen altından yürümeye devam ediyorum. Tren yoluna doğru belediyenin yanından elimizde tel arabalarla buradan geçmeyi çok severdik. Ama biraz sonra yükselen taş bina bunu merak ve korkuya da çevirirdi. Hemen sağda hapishane vardı çünkü. Duvarları siyahi taşlardı diye hatırlıyorum. Bahçesinde mutlaka görüşmeciler de olurdu.
Çok uzun yıllar gelemedim İslahiye’ye. Geçen yıl aynı yolu tekrar yürüyorum. Hapishane binasına yaklaşıyorum. Ben yıkılmıştır diye düşünürken, özenli bahçesi ve pırıl pırıl yapısıyla bir tabela görüyorum: Sabiha-Aziz Bali İlçe Halk Kütüphanesi. Bir hapishanenin tam karşıtına dönüşmüştü. İçeri girdim. Kitap ve dergi zenginliği beni şaşırttı. İçeride onlarca öğrenci çalışıyordu. Hemen anlamıştım. Hemşehrimiz İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali’nin emeği vardı. Hatta açılışa değerli şair Sunay Akın’da katılmıştı.
Hemen geçmişe gittim biraz. 1987’de üniversite sınavları döneminde Ankara’ya gitmiştik arkadaşlarla. Sınavlar kazanamasak bir gezmek için bahaneydi. Genelde hemşerilerin akrabaların evlerinde kalınırdı. Yanımızdaki küçücük bütçe de daha fazlasına izin vermezdi. Ben de Mehmet Kölemen’in abisi ve Şamil Tayyar ile beraber yaşadığı Dikmen’deki güzel eve gittim. Adnan Bali de aynı evdeydi. O zamanlar genç bir müfettişti diye hatırlıyorum. Güzel bir kahvaltı yapmıştık. O dönem yoğun karikatür çizen biriydim. Çok takdir etmişti. Hatta bir portresini yapmıştım hızlıca…
Bir sanat dergisi çıkarttığım için sık sık Pera Müzesi’ne uğrarım. Müze müdürü sevgili Özalp Birol dergi için motive edici sözler söyler. Orada öğrendim Adnan Bali ile Tınaz Titiz’in Liber Kültür Derneği organizasyonuyla bir konuşma yapacağını. 19 Nisan’da ikili “Hayatın Kavşakları: Merak, Cesaret ve Sorumluluk Üzerine Diyaloglar” başlığıyla konuşacaklardı.

Vaktim uygundu katılmaya karar verdim. 19 Nisan’da toplantı öncesi fuaye çok kalabalıktı. İş dünyasından, öğrencilere ve banka profesyonellerine yoğun bir kalabalık… Eğer görüşme şansı yakalarsam yazdığım İngilizce bir sanatçı kitabını da imzalayarak yanıma almıştım. Şans işte… Tınaz Titiz’in de olduğu masada bir fırsat yakalayarak kendimi tanıttım. Tınaz beyin yakın arkadaşı yönetmen Fehmi Gerçeker’in de selamını iletme fırsatı yakaladım. Adnan abi aradan o kadar yıl geçmesine rağmen tanıdı beni. O yoğunlukta beş dakika da olsa İslahiye’den konuşma fırsatı buldum. Dikmen’den bahsettik. Kitabımı ve çıkardığım Eksanat dergisini asistanlarına bıraktım.

Sonra salona geçildi. Adnan abi konuşmaya Kemal Tahir’in “Bozkırdaki Çekirdek” romanıyla giriş yaptı. Tahir benim de en sevdiğim yazarlardandır. Vurguladığı nokta; Tahir’in de hep derdi olan yerli burjuva meselesiydi. Batı’da aristokrasi ve devletten bağımsızlaşarak güçlenen burjuvazinin bizim gibi toplumlardaki konumuydu. Hep arkasını devlete dayayan, risk almayan milli bir burjuva…
Ülkenin en büyük bankalarından birinin tepedeki yöneticilerinden birinin böyle bir yorumu çok cesurcaydı. Bali’ni edebiyat bilgisi hayranlık vericiydi. Okuma sürecinin önemine vurgu konuşma boyunca sürekli vurgulandı. İş dünyasından çokça toplantı izledim gazetecilik hayatım boyunca. Konuşmalar iş dünyası jargonları, istatistikler, kişisel gelişim kitaplarından beylik sözler ya da teknik detaylarla doludur.
Her iki konuşmacının sürekli vurguladığı konu ise iş dünyası ve ahlak meselesi oldu. Günümüzü düşündüğümüzde aciliyeti olan konuların başında geliyor.
Adnan Bali dolayısıyla Pera’da İslahiye’yi hatırlamak güzeldi. Belki başka bir toplantıda tekrar karşılaşıyoruz.
1970, Gaziantep doğumlu. Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi’nde ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okudu. Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. Yazıları Pasaj, Evrensel Kültür, Yeni Sinema, Yeni Film, soL, Cumhuriyet, Varlık, Sanat Eylemi, Üç Nokta, Bağımsız’da yayınlandı. 2008-2012 yılları arasında BirGün gazetesinde kültür sanat editörlüğü yaptı ve yazılar yazdı. Yurt Gazetesi Kültür Ek yayın yönetmenliğinde bulundu. 2004-2012 yılları arasında Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans programında ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde medya, küreselleşme, popüler kültür ve sinema üzerine dersler verdi. AICA-Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği üyesi.
Kaynak: ÖZEL/GUNCELHABER27.COM