İSLAHİYE’DE SÜMERBANKLI YILLARIMIZ

Yayınlama: 19.06.2026
A+
A-

Yıllar sonra bir Sümerbank hikâyesi okurken, satırların arasından pazen kumaş kokusu, ayaklı dikiş makinesinin ritmi ve sanki arkadaşlarımın “fors bin beş yüz” deyişleri geldi kulaklarıma…

Bizim kasaba çiftçi kasabasıydı.
Alın teri boncuk boncuk akardı tarlalara. Harman bollukla, bereketle sonlanırsa, bütün evler bayram yerine dönerdi.

O yıllarda kasabamızın tam ortasında bir Sümerbank’ımız vardı bizim.
Onun yanı sıra birkaç manifaturacı dükkânı da hizmet verirdi kasabamızda.
Basma, pazen, divitin…
Her bütçeye uygun kumaş dizilirdi raflarda.
Renk renk, desen desen mutluluklar satarlardı buralardan.

Bugünün çocukları bilmezler belki ama biz o kumaşlarla büyüdük.
Annem, arefe günleri beni de yanına alıp Sümerbank’a giderdi.

Metrelerce pazen, basma alırdı.

Eve dönünce ayaklı dikiş makinesinin başına geçen ablalarım Akşam Kız Sanat Okulu’nda öğrendikleri bilgileriyle , iğne iplikle sihirli pijamalar dikerlerdi adeta.
Kışın ise pazenden pijamalar dikilirdi bizim evde.
Kızlara gül desenli, erkeklere çizgili…
Giyince içimiz ısınırdı.
Yazın ise basmadan elbiseler, maksi etekler…

Kadınlarımızın çoğu kendi kıyafetini kendi dikerdi o yıllarda.
Kış kış gibi, yaz yaz gibiydi. Mevsimler yerli yerindeydi.

Çamaşır günleri başkaydı. Şampuan yoktu, yumuşatıcı yoktu. Annem çuvalıyla yeşil sabun alır saklardı balkondaki dolabımıza.
O sabunla yıkanırdık biz de. Köpürte köpürte, gözlerimiz yana yana…
Bitince “Arılısı durulusu hepsi bu sudan gitsin” derdi.

Şimdi gibi ne çamaşır makinesi vardı ne bulaşık.
Kazan kurulur, su ısıtılır, çamaşırlar tek tek elde ovulur, halılar damlara asılıp tokaçlanırdı.
Yine de bu zorlukların içinde tarifsiz bir mutluluk ve sıcaklık oluşurdu içimizde.

Sümerbank’tan alınan bir kazakla hava atarken ,“Forsumuz bin beş yüz” olurdu..
Kalitesi, sağlamlığı yıllarca giderdi.

Bugün dijital dünyanın bütün konforuna rağmen, o çizgili pijamaların, yeşil sabun kokulu balkonların, ayaklı dikiş makinesi sesinin yerini hiçbir şey tutmuyor. Keşke yine “fors bin beş yüz” deseler.
Keşke o renkli mutlulukları tekrar giysek üstümüze ve hiç çıkarmasak.

Çünkü biz, pazenden pijamalarımızla çok mutlu bir nesildik.

error: Guncelhaber27.com Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!