Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Son zamanlarda ahalide sürekli duyduğum bir isimdi Selahattin Türkmen.
Kendisiyle hiç aynı masada oturmuşluğum olmamasına rağmen, girdiğim hemen her ortamda, oturduğum her masada ismi karşıma çıkıyordu.
Yaptığım medya işi dolayısıyla “Selahattin Türkmen kimdir?” isimli bir çalışma yaparken kendisini daha detaylı araştırma ve tanıma fırsatı buldum. Araştırdıkça şunu fark ettim: Kendi çevremdekiler dahil, İslahiye’de çok sayıda insanın gönlünü kazanmış.
Kimi yaptığı iyiliklerden, kimi çözdüğü işlerden, kimi verdiği burslardan bahsediyordu. Hep güzel şeyler duyunca, İslahiye’de böyle bir lider profilinin ortaya çıkmasından açıkçası memnuniyet duydum. Yerelde ve ulusalda güçlü bağlantıları olan, yardımsever ve insanların işini çözmeye çalışan güçlü bir profil çıkıyordu karşıma.
Oysa ki genelde İslahiye’de alışık olduğumuz başka bir liderlik anlayışı vardı.
Eski çağlardan süregelen ve etkileri hala devam eden bir ağalık zihniyeti.
Siyasi gücünü ve otoritesini ait olduğu soy, aile, ekonomik güç ve sahip olduğu mal mülk üzerinden kuran ve babadan oğula devreden bir liderlik anlayışının olduğu bir coğrafyada yaşıyorduk.
Selahattin Türkmen’i farklı kılan taraf ise tam burada ortaya çıkıyordu.
Onun hakkında konuşurken insanların ilk anlattığı şey “Nereli?” veya “Hangi aileden?” olmuyordu.
Daha çok;
“Şu işimi çözdü.”
“Şu öğrencinin elinden tuttu.”
“Bana şu konuda yardımcı oldu.”
“Şu meselede yanımda durdu.”
gibi cümleler duyuyordum.
Yani çevresinde, sahip olduğu maddi güçten veya ailesinden bağımsız olarak, yaptığı faydalı çalışmalarla oluşmuş bir insan ağı vardı.
Belki de İslahiye’deki karşılığı tam olarak buydu:
İnsanların kapısını çalabildiği, bir sıkıntısı olduğunda aklına gelen, ihtiyaç sahibinin derdini dinleyen bir isim.
Bu yüzden Selahattin Türkmen’in etkisini yalnızca siyasi ve dönemsel bir mesele olarak değerlendirmek bana yanlış geliyor. O, yıllardır İslahiye sokaklarında var olup büyümüş, güçlü ve istikrarlı bir liderlik profili oluşturmuş bir isim.
Bugün geldiğimiz noktada Selahattin Türkmen, İslahiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın mevcut başkanı ve yeniden başkan adayı.
Önümüzdeki süreçte bu etkinin siyasette nereye evrileceğini elbette zaman gösterecek. Ancak ben bu liderliğin gün geçtikçe daha da büyüyeceğini düşünüyorum.
Bir ismin, makamından bağımsız olarak insanların dilinde ve yüreğinde yer edinmesi kolay değildir. Hele ki İslahiye gibi insanların birbirini yakından tanıdığı bir yerde.
Bugün Selahattin Türkmen’in ismi farklı masalarda, farklı çevrelerde ve farklı insanların cümlelerinde giderek daha çok duyulmaya başlıyorsa şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim:
İslahiye’de Selahattin Türkmen diye bir rüzgar esiyor