EL KALDIRILMAZ…KİMLERE ?

Yayınlama: 15.05.2026
Düzenleme: 15.05.2026 18:22
A+
A-

El kaldırmak, bir beden hareketidir.
Bu hareketin, süresi, zamanı, nedeni, amacı, kim tarafından ve kime yapıldığı ile nasıl yapıldığı gibi
özellikleri vardır.
Yine bu hareketin, duygu ve düşünceleri yansıtan bir davranış olduğu muhakkaktır. Kişinin ruhsal ve
sosyal özelliklerini ortaya koyar.
Kısa süreli veya uzun süreli olabilir. Zamanlaması değişebilir. Bilgi almak ve soru sormak için el
kaldırılabilir. Sert bir yüz ifadesiyle el kaldırmak mümkündür.
Olumlu düşünceler için, nasihatler vermek amacıyla da el kaldırmak uygun bir davranıştır. Uyarmak
için de yapılabilir.
El kaldırmak eyleminde, belki de en önemli şey, elin kime kaldırıldığı ve hangi nedenle olduğudur.
El, kime ya da kimlere kaldırılmaz:
Her insan değerlidir. Bazıları çok daha fazla değeri hak etmektedir. Ana, insanı doğurandır. Dokuz ay,
karnında taşıyandır. Dünyaya getirdikten sonra, iki yaşına kadar emzirendir. Yemeyip yedirendir.
Yüreği yanandır. Sığınaktır. Limandır. Gözleyen ve gözetleyendir. Gözleri dolup tek ağlayan varlıktır.
Yavrularını ateşten koruyandır. Güç timsalidir. Hem beşik ve hem de dünyayı sallayacak güce sahip bir
varlıktır.
El kaldırılabilir mi anaya… Eğer kalkarsa ona eller, zaten inmeden kırılır o eller…Onun hakkını, ona o
hakkı veren Yaradan verir.
Ya baba… Evin direği…Yuvanın temeli…Sarıp sarmalayan gücüdür. Acılara göğüs gerendir. Toplumun
sessiz gücüdür. Evlatların dayanağı, arkası, arkadaşı ve sırdaşıdır. Arkadaki, sağlam kayadır. Çocukları
için gece gündüz çabalayandır. Savaşlarda ve barışta olmazsa olmazıdır milletin…
El kaldırılabilir mi hiç babaya… Öf bile dememek gerekir ona…Gençlikte kol kanat olan o baba,
yaşlanınca yük olmamalıdır evlatlara…El kalktığı anda, o el ve kol beton olur, demir olur. Donar kalır.
Yaşattığını yaşar o evlat…
Ana ve baba, evin ve ailenin sahipleridir. Sonra çocukların ikinci adresleri okuldur. Okula teslim
edildiğinde, onların artık, anne ve babaları, öğretmenleri olur. Öğretmen öğretir harf ve kelimeleri…
Öğretmen hem öğretir ve hem de eğitir. Büyümekte olan o çocuğu, şekillendirir. Kişilik kazandırır.
Geleceğe hazırlar. Rol model olur. Rehber özelliğindedir o öğretmen…Çocukların saatlik ve günlük
duygu, düşünce davranışlarıyla ilgilenir. Unutulmaz birer anıttır öğretmen, çocuklar için…Hafızalarda
en çok kalan anıdır öğretmen…
El kalkabilir mi öğretmene… Hayır, hayır, hayır…Geleceğimiz çocukların kılavuzu olan öğretmenlere el
kalkarsa, geleceğimizi yitirdik demektir. Onları,ayrı bir yere koymalıyız.

İnsan, sağlıklı olmaz ister yaşamı boyunca…Sağlık gidince, hasta olur. Hem ruhen, hem bedenen ve
hem de sosyal olarak hastalanır. Sağlığına tekrar kavuşmak isteyen insanın gideceği adres, Hekimdir,
Doktordur, Tabiptir…Onun ellerine sarılır, gözlerinin içine bakarız. Bir medet umarız. Yardım dileniriz.
Yaramıza merhem olmasını isteriz. Halden anlayan, anlayışlı ve duyarlı hekimlere güvenir teslim
oluruz. Doktor olmanın ne kadar zor olduğunu, ancak o yoldan geçenler bilir. Hastalarını iyileştirmek
için çabalayan doktor, bazen yemek yiyemez, uyuyamaz, tatilleri yoktur, sosyal hayatı olmaz.
Çocuklarıyla ve eşiyle bir arada olduğu zamanlar sınırlıdır. Misafirliğe gidemez. Uçakta, otobüs ve
vapurda, yollarda ya da meydanlarda, ilk sorulan soru ”aranızda doktor var mı” sorusu olur. İnsanı
sevenler, en zeki olanlar bu mesleği seçerler. Zordur, zorunludur,ama zevklidir. Son yıllarda
yaşananlar, insanları bu meslekten soğuktu. Çocuklar ve aileler seçmez oldu. Başları hem hastalarla,
hem yakınlarıyla ve hem de mahkemelerle belaya girer oldu.
El kalkar mı doktorlara… Yaşamımız onlar teslim…Onları sevmeliyiz. Onları saymalıyız. Onlara önem
vermeliyiz. Onlara, el değil, gül uzatmalıyız. Teşekkür etmeliyiz. Vefa göstermeliyiz. Kaldırılan
eli,hekim yine de tutar, sarar onu…
Sözün Özü: Doktorun halinden, ancak doktor anlar.

Yazarın Son Yazıları
error: Guncelhaber27.com Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!