ARAÇ SOLLAMA YASAĞINI İHLÂL

Yayınlama: 20.02.2026
A+
A-

Yıl 2000…  Marmara Depremi Hatırası   Mevsim Yaz…   Tekirdağ civarı…

“Asrın Depremi” üzerinden bir yıl geçti. Adapazarı’nda hayat zor şartlarda devam ediyor. Zaman zaman mekân değiştirmek, deprem görüntülerinden uzaklaşmak ve tebdil-i mekân etmek üzere arabama binip değişik yerleri dolaşıyorum. Maksat, sadece ve sadece değişiklik olsun…

Bu amaçla, Adapazarı’ndan çıkıp İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale- Bursa- Adapazarı turu yapmak, nerede akşam olursa orada gecelemek amacım…

Tekirdağ’ı geçtim. Tabiat güzel, hava nefis ve yol pürüzsüzdü. Bir yere geldim ki hafif bir rampada sollama yasağı başladı. Gelen araç da yok… Görüş mesafesi de oldukça iyi…  Ben de sollama yasağına uymayıp önümdeki aracı geçtim ama trafik ekibiyle de burun buruna geldim. Polis memuru aracımı sağa çekmem için işaret etti. Ben de gösterilen yere park ettim… Benden önce aynı suçu işleyen birkaç araç sürücüsü daha vardı ve diğer bir memur onlara ceza makbuzları kesmekle meşguldü…

Aracımdan inip:

— Ne oluyor, memur bey? Beni neden durdurdunuz? Ben ki, çağın depremini yaşamış, hayatta kalabilmiş insanlardan biri olup bir nefes alma niyetiyle buralara kadar gelmişim. Şimdi de siz, ‘sollama yasağını ihlal ettiniz’ diyorsunuz. Ben depremden çıkmış bir insanım ve ne yaptığımı da bilmiyorum!” dedim.

 

Polis memuru bana şöyle bir baktı. Gözüne nasıl göründüm bilmiyorum ama:

— Siz arabanızı şöyle alır mısınız? Dedi.

Ben de aracımı, işaret edilen yere, diğer araçların uzağında bir yere park edip beklemeye başladım. Memur Bey, bekleyen araçlara ceza makbuzlarını verdikten sonra onları gönderdi ve benim yanıma geldi. Gayet nazik bir ifadeyle:

— Beyefendi, siz ne iş yapıyorsunuz? Diye sondu.

Ben de havalı bir şekilde:

— Sakarya’da Üniversitede hocayım, hem de İktisat Profesörüyüm. Dedim.

Memur Bey, bana, herhalde zavallı biri, “sıyırmış” gözüyle bakıp:

— Kimliğinizi görebilir miyim? Diye sordu.

Ben de kimliğimi uzattım. Baktı ve ikna olmuş olmalı ki:

— Hocam, insanların şahsi problemlerini trafiğe taşıması ne kadar normal? Diye sordu.

Ben de:

— Depremden çıkan insanların ne yapacağı belli olmaz. Onları anlayışla karşılamalısınız, dedim.

Memur:

— Peki, peki… Hocam, buyurun evrakınızı alın ve lütfen biraz daha dikkatli olunuz, dedi.

Ben de teşekkür ettim ve ayrılırken polis memuruna şöyle dedim:

— Buralardan geçecek 54 (Sakarya) plakalı her araca müsamaha ile bakınız… Onlardan normali yoktur… Ne yaptıklarını bilmezler…  Hatalarını görmezlikten gelin… Eğer araç plakası 54 ise, siz en iyisi, onları hiç durdurmayın… Görmezlikten gelin… Zavallıları bırakın bildikleri gibi gitsinler… Onlar zaten fazladan (!) yaşıyorlar… Sizlere iyi mesailer diliyorum.

Sağ olsun memur bey tebessüm etti ve bir süre arkamdan baktı…

Her halde “bir meczup”tan ya da “kafayı yemiş bir zavallı”dan kurtulduğuna şükretmiştir.

Hey Büyük Allah’ım, Hey…

Kullarına verdiğin zahmetler bende hep rahmete dönüşüyor…

 

error: Telif Hakkından Dolayı Korunmaktadır !!