İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve Cumhuriyet Başsavcısı Nurullah Şahin’in koordinesinde sürdürülen titiz çalışmada, depremden bu yana kimliği belirlenemeyen bir cenaze ile İrem Karaca’nın babası Fatih Karaca’dan alınan DNA örnekleri karşılaştırıldı. Yapılan incelemede örneklerin uyumlu olmadığı belirlendi.
Soruşturmanın derinleştirilmesi üzerine, kimliği belirsiz cenazenin defnedilmeden önce çekilen fotoğrafları incelendi.
İncelemelerde cenazenin 40-45 yaşlarında bir kadına ait olabileceği değerlendirilince, bunun İrem Karaca’nın annesi Duygu Karaca olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
Bunun üzerine Adana’da defnedilen İrem Karaca’nın üç kardeşi, anneannesi, babaannesi ve annesi Duygu Karaca olarak defnedilen kişinin mezarları ile İslahiye’de bulunan kimliği belirsiz mezar açılarak DNA örnekleri alındı.
Adli Tıp Kurumu Gaziantep Grup Başkanlığınca hazırlanan raporda, İslahiye’deki kimliği belirsiz mezarın İrem Karaca’nın annesi Duygu Karaca’ya ait olduğu, Adana’da Duygu Karaca olarak defnedilen cenazenin ise İrem Karaca’ya ait olduğu tespit edildi.
Bu tespitle birlikte cenazelerin karışması nedeniyle yaklaşık 3 yıldır bulunamayan İrem Karaca’nın cenazesinin ve mezar yerinin belirlenmiş olduğu bildirildi.
Deprem sırasında gece mesaisinde çalıştığı için hayatta kalan baba Fatih Karaca’nın ise eşi Duygu Karaca ile birlikte üç çocuğunu, anneannesini ve babaannesini depremde kaybettiği öğrenildi.
Öte yandan 9 Şubat 2010 doğumlu olan İrem Karaca’nın, depremde hayatını kaybetmemiş olması halinde felaketten 3 gün sonra 13. yaşını kutlayacağı belirtildi.
Cumhuriyet Başsavcısı Nurullah Şahin, İslahiye Adliyesinde makamında, baba Karaca’ya, yapılan titiz çalışmalar sonucunda kayıp kızı İrem’in cenazesinin bulunduğunu aktardı.
Baba Fatih Karaca, cenazelerin karışması nedeniyle İslahiye Asri Mezarlığı’nda bulunan ve kimliği belirsiz olarak 6 Şubat depremlerinde toprağa verilen eşi Duygu Karaca’nın cenazesinin yasal sürecin tamamlanmasının ardından Adana’ya taşınması konusunda başvuruda bulunduğunu ifade etti.