ÇAPACILAR

Yayınlama: 28.12.2025
Düzenleme: 28.12.2025 20:26
154
A+
A-

Çağlar boyu üzerinde yaşadığımız Amik Ovası bizim coğrafyada, bereket, doğurganlık ve yaşamın kaynağı olmuştur hep!

Yöremizin kültüründe toprak kutsaldır ve doğanın döngülerini, mevsimleri ve yaşamın yeniden doğuşunu simgeler adeta.

Toprak denince, doğduğum, büyüdüğüm sıcacık, yarence ve hizmetkâr ev sahiplikleri çiftçilerimiz ve tarlalarda çalışan çapacılar gelir benim aklıma.

Bizim topraklarda kültürel kimlikler iç içe; tarihsel miraslar kardeşçe yaşanır!

Güneş, geniş bozkırlarımıza altın rengini henüz dökmeden, ellerindeki küçücük çıkınlarıyla römorklarına binip çapaya giden emekçileri anlatmak istiyorum.

Çapa mevsiminde, mahallemizin sokakları acayip hareketlenirdi.

Kasabamızda çapacıları sokak sokak toplayıp, toprak sahipleriyle, ırgatların arasında iletişimi kuran ve adına elçi denen kişilerin bağırtısı ve çağırtısına çapacıların uykusuz ve yorgun homurtusu eşlik ederdi.

Traktörlerin römorklarına  ellerinde  bir çıkın ekmekleriyle uçsuz bucaksız bu toprakların  türküsünü söyleyip giderlerdi..

Toprak ananın kutsallığında, ırgatların çabası ve akıttıkları ter, çok değerliydi bizim coğrafyalarda.

Çünkü gelecek nesiller için yarınlarda var olmak bu toprakların işlenmesiyle mümkündü ancak!

Tarlada yan yana dizili, ellerinde çapa ile çalışan adamlar ve kadınlar adeta o toprakların kaderine çapa atarlardı.

Çünkü:

Toprağın derinliklerine inerek izler bırakan çapacıların her vuruşu, tohumların uyanışına vurulan bereketli ve yeni bir doğuma hazırlık demekti.

O yüzden,” Biz ne verirsek, o da onu verir.”derdi yöredeki çiftçilerimiz.

Sabahın en erkenınden, güneşin batışına kadar saman sarısı sıcaklarda boncuk boncuk ter akıtan çapacıların kazançları bence en kutsal olanıydı.

Güneş batarken, ellerindeki çapaları bırakıp, terli yüzlerini silip geldikleri römorklara binerken, tabiat ananın yeniden canlanıp yeni doğuma hazır hale getirdikleri tarlalar artık o yılın hasatı için hazır ve gününü bekliyor olurdu.

.

REKLAM ALANI