Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Bazı haberler vardır; yazarsınız, yayınlarsınız ve geçersiniz. Bazı haberler ise insanın içine dokunur. New York Maratonu’nda depremzede kız çocukları için koşulacak 42 kilometre, benim için işte böyle bir haber.
6 Şubat 2023’ün ilk saatlerinden itibaren İslahiye’de, Nurdağı’nda ve çevresinde yaşanan depremi iliklerine dek hisseden bir gazeteci/yazar olarak. enkazların arasında dolaştım, insanların feryatlarına, sessiz bekleyişlerine, umutlarına ve çaresizliklerine tanıklık ettim.
Depremi yaşadık.
İnsanların yakınlarını aradığı o günleri, bir telefonun çalmasını bekleyen aileleri, enkaz başında umutla bekleyenleri, kayıpların ardından yaşanan sessizliği gördük.
Ve bütün bunların arasında çocuklar vardı.
Belki de depremin en sessiz mağdurları…
Depremden sonra çok sayıda haber yaptık.
Hatta “ Asrın Felaketinde Yarım Kalan Hayatlar” isimli eser yayınladık, meslektaşım Kadir beyle…
Yıkılan binaları yazdık.
Arama kurtarma çalışmalarını yazdık.
Hayatını kaybedenleri, kurtarılanları, konteyner kentleri, yardımları, yeniden yapılan evleri yazdık.
Ama çocukların yaşadığı travmayı kelimelere dökmek kolay değildi.
Çünkü bir çocuğa “Evin nerede?” diye sorduğunuzda, vereceği cevabın artık eskisi gibi olmadığını biliyordunuz.
Bir okulun önünden geçerken, o okulun sıralarında oturması gereken çocukların konteyner kentlerde yaşam mücadelesi verdiğini görmek kolay değildi.
Bugün aradan zaman geçti.
Hayat yavaş yavaş normalleşiyor.
Yeni binalar yükseliyor.
Rezerv alanlar bitmek üzere.
TOKİ Konutları bitti. Hak sahipleri teslim aldı bile.
Köy evleri de neredeyse bitmek üzere.
Sokaklar yeniden hareketleniyor.
Ama çocukların geleceğini yeniden inşa etmek, betonarme binalar yapmak kadar önemli.
İş insanı Şaban Doğan bey’den 1 Kasım’da New York’ta koşulacak maratonu duyduğumda aklıma ilk gelen şey 42 kilometrenin uzunluğu olmadı.
Aklıma İslahiye ve Nurdağı geldi.
Deprem sonrasında karşılaştığım çocuklar geldi.
Çünkü Türk Kızılay İslahiye ve Nurdağı İlçe Başkanı Şaban Doğan, bu maratonda depremzede kız çocukları için bağış toplamak amacıyla koşacak.
New York’ta atılacak her adımın buradaki bir çocuğun eğitimine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bence asıl hikâye tam da burada.
Bir tarafta dünyanın en büyük şehirlerinden biri…Newyork…
Diğer tarafta 6 Şubat’ın yaralarını hâlâ taşıyan İslahiye ve Nurdağı.
Aradaki binlerce kilometreye rağmen bir iyilik köprüsü kuruluyor.
Ben gazeteciyim.
Görevimiz olup biteni yazmak, kamuoyuna aktarmak, insanların sesini duyurmak.
Ama bazı olaylar vardır ki gazetecinin mesleki sınırlarının ötesine geçer.
6 Şubat da benim için böyleydi.
Bir annenin gözyaşı…
Bir babanın çaresizliği…
Bir çocuğun sessizliği…
Bir enkazın başında saatlerce bekleyen bir aile…
Bunları unutmak mümkün değil.
İşte bugün depremzede çocuklar için yapılan her güzel çalışmaya bu gözle bakıyorum.
Çünkü iyileşmek sadece yeni bir ev sahibi olmak değildir.
Çocuklarımızın yeniden hayal kurabilmesidir.
Üniversiteyi düşünebilmesidir.
Meslek sahibi olmayı istemesidir.
“Ben de başarabilirim” diyebilmesidir.
Maratonlarda madalya kazanılır.
Ama bu yarışın en değerli madalyası boyna asılacak olan değil.
Bir kız çocuğunun aldığı burs…
Bir öğrencinin tamamladığı eğitim…
Bir gencin gerçekleştirdiği hayal…
Bence gerçek madalya işte budur.
Şaban Doğan’ın New York’ta atacağı 42 kilometrelik adımın anlamını da burada görüyorum.
O koşacak.
Ama aslında hepimiz o koşunun bir parçası olabiliriz.
Bir kişi bağış yapar.
Bir başkası kampanyayı duyurur.
Bir diğeri bir çocuğun eğitimine destek olur.
Küçük görünen bu adımlar birleştiğinde büyük bir umuda dönüşür.
42 kilometreyi hiç koşmamış olabilirim.
Ama deprem bölgesinde gazeteci olarak çok daha uzun yollar yürüdüm.
Enkazların arasından geçtim.
Acının içinden geçtim.
Umudun peşinden gittim.
İnsanların yeniden ayağa kalkma çabasına tanıklık ettim.
Bu nedenle New York’ta koşulacak 42 kilometre bana uzak gelmiyor.
Çünkü ben o yolun nereye çıktığını biliyorum.
Bir çocuğun geleceğine…
Bir ailenin umuduna…
Bir toplumun yeniden ayağa kalkma iradesine…
1 Kasım’da New York’ta binlerce insan koşacak.
Ben ise kilometrelerin ötesine bakacağım.
İslahiye’yi, Nurdağı’nı ve depremden sonra yeniden hayata tutunmaya çalışan çocuklarımızı düşüneceğim.
Ve şuna inanacağım:
Bazı mesafeler ayaklarla değil, yürekle aşılır.
42 kilometre de işte böyle bir mesafe.
New York’tan İslahiye’ye…
New York’tan Nurdağı’na…
Bir maratonun finiş çizgisinden, bir çocuğun geleceğine…
Belki de bu kez koşulacak en güzel yarış, iyilik için olan yarış.
Çünkü biz deprem bölgesinde acının ne demek olduğunu gördük.
Şimdi sıra, çocuklarımız için umudu büyütmekte.
Başarılar Sayın Doğan…