Kullandığımız kelimeler haberlerin algısal yönden şekillenmesinde büyük önem taşıyor. Kadınların medyada ne şekilde temsil edildiği okuyucunun bu temsili zihninde nasıl kodladığı toplumsal gerçekliğimizi değiştiriyor.
Cinayet haberlerinde yalnızca “kurban”, başarı hikayelerinde ise “anne olmasına rağmen başarılı” olarak mı yer alıyor? Medyanın dili kadınları görünmez kalıplara mı hapsediyor?
Gazetelerde, televizyon ekranlarında veya haber sitelerinde kadınlar sık sık haber konusu olurken bu haberlerde kullanılan dil kalıp yargılardan uzak olmalıdır.
Kadın-erkek olarak ayrım gözetmeden insanı temel alan haber dili okuyucuya ve haberde konusu geçen kişiye doğru bir yaklaşım sunar.
Birçok haberde kullanılan dil kadınları ya “kurban” ya da “duygusal figür” olarak tanımlıyor. “Genç kadın feci şekilde can verdi”, “kocasını terk eden kadın”, “acılı anne”, “gözü yaşlı eş…” Haberlerde kullanılan bu tür kalıplar dışarıdan çok normal görülse de daha derinde farklı anlamlar barındırıyor.
Olayı anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda kadınları edilgen, savunmasız ve bağımlı bireyler olarak kodluyor.
Medyanın dili tarafsız, objektif ve sade olmalıdır. Çünkü medya sadece bilgi verme aracı değil aynı zamanda bir yönlendirme ve algı aracıdır.
Kadın temsillerinde kadının güçlü, otoriter, karar verici, üretken rolleri haberlerde çok az yer ediniyor. Erkekler için “başarılı iş insanı” ya da “kariyerine odaklanan lider” gibi tanımlamalar yapılırken; kadınlar için benzer başarılar “anne olmasına rağmen başarılı” ifadelerle gölgeleniyor.
Eleştirel söylem analizi, medyadaki bu görünmeyen eşitsizliğin altını çiziyor: Dil toplumu şekillendiren en önemli etkendir. Bu yüzden bir haber yalnızca bilgi değil bir tutum da aktarır.