Bugun...


Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

facebook-paylas
BİR YOLCULUK HİKAYESİ: KIRIM SEYAHATİ
Tarih: 03-10-2025 14:40:00 Güncelleme: 03-10-2025 14:40:00


Yıl, 2005… Aylardan Eylül…  

Sakarya Üniversitesi’nden mesai arkadaşlarım Prof. Dr. Harun Taşkın ve Öğretim Görevlisi Numan Yazıcı (her ikisine de rahmet diliyorum) ile birlikte Ukrayna’ya Ahıska Türlerine bir ziyaret yaptık.  

Yaptığımız plan gereği, otomobilim ile kararlaştırdığımız gün Adapazarı’ndan ayrıldık. Kırklareli Dereköy gümrük kapısından, ayrıntılarını “30 Şubat’ta Doğdum Yerimde Duramıyorum (Değişim Yayınevi, 2008) bir yığın problem yaşayarak Bulgaristan’a girdik. Bulgaristan ve Romanya’da birer gece kaldık. Sonraki gün Moldova üzerinden Ukrayna’ya girdik. Ukrayna’nın sahil kenti Odessa’dan 120 km uzaklıktaki Nikoloyev şehrinde bulunan Numan Yazıcı’nın, biri hariç tamamını hiç görmediği ancak varlıklarından haberdar olduğu akrabalarını (Ahıska Türklerinden) bulup iki gün misafirleri olduk.

Onlardan ayrıldıktan sonra Kırım’a gelip şehirde biraz turladık ve akşam şehrin merkezinde bulunan bir otelde geceledik.

Niyetimiz ve planımıza göre buradan güneye yani Karadeniz kıyısına inip, Komünist ve Kapitalist dünyanın liderlerinin, dünyanın paylaşım plânlarını yaptığı, ünlü YALTA şehrine kadar gidip orayı gördükten sonra, diğer bir yoldan, kuzeye yönelip, Gözleve (Kezlev) ya da Evapotarya şehrine gelecek, saat 17.00 civarında gümrüğe girecek ve aracımızı Zonguldak’a giden TIR kamyonları taşıyan gemiye yükleyip Türkiye’ye döneceğiz.

Planımıza uygun olarak sabahleyin oteli terk ettik. Sokaklar ve caddelerde hareketlenme yeni başlıyordu. Sivastopol-Yalta yoluna girerken bir akaryakıt istasyonunda aracımızın deposunu doldurup başkenti arkamızda bıraktık.  Civarın yol ve tabiat manzarası fevkalade... Yolda, yol kenarında bir büfe önünde durduk. Çay olup olmadığını sorduk. Varmış... Büfeyi çalıştıran Tatar olduğunu söyleyen bir bayan… Biraz Türkçe biliyor. Çay içtik. Verdiği sıcak su ile termosumuza doldurduk. Sonra da yolumuza devam ettik. Bahçesaray’ı transit geçip, Sivastopol-Yalta yol ayırımından Yalta istikametine yöneldik. Sivastopol’e dönüşte uğramaya karar verdik. Nefis bir Karadeniz manzarası... Her taraf yemyeşil… Sanki “bizim” Karadeniz sahilindeyiz  

Yolumuz üzerinde, çok sayıda tatil köyü benzeri yerler görülüyor. Zaten bölge, Komünizm döneminde üst yöneticilerin tatil ve mesire yerleri… SSCB döneminin Komünist Parti Politbüro mensuplarının yazlık evleri olan daçalar yaygın olarak bu sahilleri işgal etmiş. Bugün bu daçalar zengin Ruslar ve üst yönetim mensupları tarafından kullanılıyormuş. Bölgede iyi bir alt yapının kurulduğu görülüyor.  

Yol, virajlı ve iniş çıkışlı olmasına rağmen oldukça vasıflı bir asfalt… Amacımıza yaklaşmak üzeriyiz.  

Yalta’ya az bir mesafe kala önümdeki araç sollama yasağını ihlal ederek geçti ve ben de onu takip ederek aynı hatayı yaptım. Zaten hep böyle olur… Bu bir “Sürü Psikolojisi’dir. Mesela, önden giden bir koyunu takip eden çok sayıda koyun bulunur. Eğer bunlardan en başta olan yanlışlıkla uçurumdan atlarsa, diğerleri de hiç tereddüt etmeden, öndekinin doğru yaptığını düşünerek, arkasından atlar ve kendilerini telef ederler.  

Biz de böyle psikolojinin kurbanı olduk. Yanlış yapanın yanlış yaptığını sorgulamak ve yanlış bilinen bir eylemi, kim nasıl anlarsa anlasın, yanlış bilip yapmamak yerine, sürü psikolojisi kurbanı olarak, yanlış eylemi ben de işledim. Önümde hatalı sollama ile giden aracı takip ederek ben de hatalı sollama yaptım ama tuzağa da düştüm. Biraz ileride trafik polisleri tuzağa düşen “sürü psikolojisi kurbanları”nı bekliyordu... Elindeki sopa benzeri bir nesneyi kaldırarak bana “dur” işareti yaptı. Suçlu insan her yerde suçludur. Suçlu olan da her suç işlediğinde mazeret arar ya da suçtan kurtulmaya çalışır. Ben dahi öyle yaptım. “Eyvah!” dedim ama iş işten geçmişti. Aklıma hemen, Sakarya Üniversitesi’nden bir arkadaşın geçen yıl Azerbaycan’da aracıyla seyahat ederken edindiği (!) müthiş (!) tecrübesi (!) geldi.  

Diyordu ki:

— Eski Komünist ülkelerde trafik polisleri “dur” işareti verirlerse durmayın! Nasıl olsa sizi takip edecek benzinleri yoktur!

Beynimde çakan bir şimşek sonucu bu kristal tecrübe (!) aklıma geldi ve durmadım. Hatta daha da hızlandım. Polisin, “dur!” işareti bana değil de sanki benim önümdeki aracaymış gibi bir hava vererek polis noktasını, başımı da diğer tarafa çevirerek, hızla geçtim. Oh be, dünya varmış!

Olan oldu… “İnşallah arkadaşımızın dediği olur” diyerek 5 kilometre kadar gittik. Biraz sonra da bir polis aracı sirenlerini çalarak ve megafondan Ukraynaca anons yaparak, durmamı ve aracı sağa çekmemi istedi. Söylediklerini anlamıyorum ama geliş tarzına ve çıkardığı gürültü ve yüksek sese bakılırsa, gelme sebebi öyle olsa gerek…  

Sağa yanaşıp durdum. O da önüme geçip durdu. Memur aracından inip yanıma geldi. Ben de sanki hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi davranarak ve gayet masum bir pozisyon takınarak Türkçe olarak:  

—Ne oldu? Dedim.

Anlamadı. Ya da işine gelmedi veya anlamak istemedi. Bu defa İngilizce olarak sordum:

—What heppened, sir? (He oldu, beyefendi?)

Memur yüksek sesle, aynen:

—You must stop! Durmalısın! (Her halde ‘durmalıydın’ demek istiyor) diye hışımla bağırdı.  

Ben de İngilizce olarak:

— Evet, durmalıydım ama bana işaret ettiğinizi anlamadım. Öndeki araca işaret ettiniz sandım. Dediysem de adam ısrarla:

— You must stop! Dedi.  

Anlaşılan, başka bir İngilizce ifade de bilmiyordu. Araca binip dönmemizi işaret etti. 5 km kadar gidip kontrol noktasına geri döndük. Aracı uygun bir yere çektik. Diğer bir polis memuru başka bir polis aracı içinde, direksiyon başında… Beni buraya getiren memur tarafından, sürücü koltuğunda oturan memurun yanına oturtuldum. Araçta ikimiz varız… Memur ceza evrakının başlık kısımlarını hazırlamış ve:

—Bak ceza yazarım ha! “Çorba parasını” ver ve git!.. Der havasında…  

Bildiğim kadarıyla, buralarda polis trafik cezası yazarsa, araç orada bağlanıyor ve sürücü kesilen ceza makbuzunu alıp bankaya gidiyor. Cezayı yatırıp dekontunu getiriyor ve arabasını alıp yoluna devam ediyor.

Bizim ne kadar ceza yazılacağına, nereye yatırılacağına veya nerede banka olduğuna dair hiçbir bilgimiz yok... Üstelik de 6–7 saat sonra Türkiye’ye gidecek gemiye yetişme mecburiyetimiz var.  

Bir yığın İngilizce-Türkçe laf etmeme, pek çok el-kol hareketi yani beden dili cümleleri kurmama rağmen adam bırakmıyor. Polis, Nuh diyor, Peygamber demiyor!  

Yani:

—Çorba parasını almadan, ne söylersen söyle… Hangi dili konuşursan konuş… Bunların hepsi hikâye… Demeye getiriyor.

Tabii, ben bunların hepsini çok iyi biliyorum da… Ceza vermeden gitmenin bir çıkış yolu bulabilir miyim mücadelesi veriyorum. Bulunduğumuz yer Kırım olduğu için, belki de memurlardan Tatar kökenli biri çıkar da bize yardımcı olur beklentisi de yok değil… Bu sebepten konuşma ve beden dili kullanma arasında bazı Türkçe ifadeler de serpiştiriyorum. Ama nafile…  

Mesele aynen şekilde görüldüğü gibi…  

Elimi cebime attım bir miktar 1, 5 ve 10’luk Amerikan Doları çıkardım. İngilizce olarak şöyle dedim:

—Şunları al da bizi bırak… Bak birkaç saat sonra Gözleve’ye gidip gemiyle Ukrayna’dan ayrılacağız. Paramız da kalmadı.

Böyle dedim ama söylediklerimi adamın anlayıp anlamadığını da anlayamadım.  

Polise, “tüm param bu kadar” demeye getirerek, 16 doları gösterdikten sonra, 10 doları uzattım.  “Bu az, olmaz!” diye işaret etti, Almadı. Ben de 5 doları da 10 dolar ile birleştirip 15 dolar olarak tekrar uzattım. Buna da başını salladı. Kabul etmedi. Son bir hamle ile üç banknotu da uzatım ve “başka da yok” işareti yaparak ellerimi ovuşturdum. Polis bunu da az buldu, beğenmedi. Birkaç dolar daha verme niyetiyle, cebimde biraz daha para araştırırken, yanlışlıkla çıkan 100 doları görür görmez:

—Hah, bu olur! Dedi.  

Ben de çok iyi biliyorum, aylık gelirin 50 dolar bile olmadığı memlekette 100 doların kıymetini! …  

Elbette ki:

—O, olur!  

Büyük bir mücadeleden sonra, dışarıda bekleyen Harun Hoca’dan bir miktar daha takviye dolar alıp, 100 doları vermekten zor kurtuldum. Yaklaşık 40 dolarla vaziyeti kurtardım. Gitmemize izin verdiler…  

Hey Büyük Allah’ım, Hey!

Her tavsiyede bulunanın tavsiyesine uymak, edinilmiş her türlü dâhiyane ve kristal tecrübeden yararlanmak şart mıdır?



Bu yazı 377 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 12 9 1 2 25 6 29 +19
2 Fenerbahçe 12 8 0 4 25 10 28 +15
3 Trabzonspor 12 7 1 4 18 8 25 +10
4 Samsunspor 12 6 1 5 18 11 23 +7
5 Göztepe 12 6 2 4 15 6 22 +9
6 Beşiktaş 12 6 4 2 21 16 20 +5
7 Gaziantep FK 12 5 3 4 17 20 19 -3
8 Alanyaspor 12 3 3 6 12 12 15 0
9 Konyaspor 12 4 6 2 18 20 14 -2
10 Çaykur Rizespor 12 3 4 5 14 16 14 -2
11 Kocaelispor 12 4 6 2 11 15 14 -4
12 Başakşehir FK 12 3 5 4 13 11 13 +2
13 Antalyaspor 12 4 7 1 13 23 13 -10
14 Gençlerbirliği 12 3 7 2 12 17 11 -5
15 Kasımpaşa 12 2 6 4 11 17 10 -6
16 Kayserispor 12 1 5 6 13 28 9 -15
17 Eyüpspor 12 2 8 2 6 15 8 -9
18 Fatih Karagümrük 12 2 9 1 12 23 7 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Bodrum FK 13 8 2 3 32 12 27 +20
2 Pendikspor 13 7 1 5 26 9 26 +17
3 Amed SK 13 8 3 2 30 16 26 +14
4 Esenler Erokspor 13 7 2 4 32 14 25 +18
5 Çorum FK 13 7 2 4 23 13 25 +10
6 Erzurumspor FK 13 5 0 8 23 11 23 +12
7 Van Spor FK 13 5 3 5 18 14 20 +4
8 Bandırmaspor 13 5 3 5 17 13 20 +4
9 Iğdır FK 13 5 4 4 19 19 19 0
10 Serik Belediyespor 13 5 4 4 16 20 19 -4
11 Keçiörengücü 13 4 4 5 20 15 17 +5
12 Boluspor 13 4 4 5 19 15 17 +4
13 Sivasspor 13 4 4 5 17 13 17 +4
14 Sakaryaspor 13 5 6 2 23 26 17 -3
15 İstanbulspor 13 2 3 8 12 17 14 -5
16 Sarıyer 13 3 8 2 12 19 11 -7
17 Ümraniyespor 13 3 8 2 8 21 11 -13
18 Manisa FK 13 2 7 4 16 26 10 -10
19 Hatayspor 13 0 9 4 12 35 4 -23
20 Adana Demirspor 13 0 12 1 8 55 17 -47
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
1 Çorluspor 1947 10 6 2 2 16 8 20 +8
2 Beykoz İshaklıspor 10 5 1 4 18 11 19 +7
3 Galata 10 5 2 3 15 8 18 +7
4 K.Çekmece Sinopspor 10 5 2 3 15 9 18 +6
5 Etimesgut Spor 10 5 2 3 9 4 18 +5
6 Bursa Yıldırımspor 10 5 2 3 12 9 18 +3
7 Yeşil Yalova FK 10 5 3 2 17 12 17 +5
8 Çankaya SK 10 4 3 3 14 12 15 +2
9 İnegöl Kafkas GK 10 4 3 3 14 12 15 +2
10 Silivrispor 10 4 4 2 15 14 14 +1
11 Bulvarspor 10 3 6 1 11 17 10 -6
12 Bursa Nilüfer FK 10 2 5 3 9 13 9 -4
13 Kestel Çilekspor 10 3 7 0 10 17 9 -7
14 Polatlı 1926 Spor 10 3 7 0 5 13 9 -8
15 İnkılap FSK 10 2 5 3 7 16 9 -9
16 Edirnespor 10 1 8 1 9 21 4 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/11/2025 Kayserispor vs Gaziantep FK
 22/11/2025 Eyüpspor vs Fatih Karagümrük
 22/11/2025 Galatasaray vs Gençlerbirliği
 23/11/2025 Göztepe vs Kocaelispor
 23/11/2025 Alanyaspor vs Kasımpaşa
 23/11/2025 Beşiktaş vs Samsunspor
 23/11/2025 Çaykur Rizespor vs Fenerbahçe
 24/11/2025 Başakşehir FK vs Trabzonspor
 24/11/2025 Konyaspor vs Antalyaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/11/2025 Manisa FK vs Adana Demirspor
 22/11/2025 Bandırmaspor vs Çorum FK
 22/11/2025 Boluspor vs Amed SK
 22/11/2025 İstanbulspor vs Sakaryaspor
 22/11/2025 Hatayspor vs Pendikspor
 23/11/2025 Iğdır FK vs Erzurumspor FK
 23/11/2025 Ümraniyespor vs Bodrum FK
 23/11/2025 Van Spor FK vs Keçiörengücü
 23/11/2025 Esenler Erokspor vs Sivasspor
 24/11/2025 Serik Spor vs Sarıyer
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS

İslâhiye ve Nurdağı ilçeleri Osmaniye iline bağlansın mı?


YUKARI